12.07.2026
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Dr. Gamze Akkuş İlgezdi, Türkiye’de derinleşen ekonomik krizin ve büyüyen toplumsal eşitsizliğin en ağır bedelini çocukların ödediğini belirtti. Çocukların en temel haklarından mahrum bırakılarak, eğitim sıralarında olmaları gerekirken ağır sömürü çarklarının içine itildiğini vurgulayan Dr. Akkuş İlgezdi, çocuk yoksulluğunun ve çocuk işçi ölümlerinin geldiği korkunç boyuta dikkat çekti.
HER ÜÇ ÇOCUKTAN BİRİ YOKSULLUK VE SOSYAL DIŞLANMA RİSKİ ALTINDA
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayımladığı verilere işaret eden Dr. Akkuş İlgezdi, “TÜİK Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre; 2025 yılında toplam nüfusun yüzde 27,9'u yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken çocuk nüfus için bu oranın yüzde 36,8 olduğu görülüyor. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan çocuk nüfus cinsiyete göre incelendiğinde, bu oranın erkek çocuklarında yüzde 36, kız çocuklarında ise yüzde 37,8 olduğu anlaşılıyor. Bu veriler ülkemizde çocukların en temel haklarından mahrum büyüdüğünü gösteriyor. Karşımızdaki bu tablo, geleceğimizin bizzat sistem tarafından gözden çıkarıldığının açık kanıtıdır. Çocuk yoksulluğu bir insan hakları sorunudur” açıklamasında bulundu.
BAKANLIK AÇIKLADIĞI VERİLERDE GERÇEKLERİ GİZLİYOR, SON 13 YILDA EN AZ 862 ÇOCUK İŞ CİNAYETİNDE CAN VERDİ
Çalışma Bakanlığı’nın resmi rakamları ile sahadaki gerçekler arasındaki uçuruma değinen Dr. Akkuş İlgezdi, “Bakanlığın sitesinde yer alan istatistikleri incelediğimizde resmi olarak her yıl sanki sadece 13-14 çocuk işçi ölümü gerçekleşiyormuş gibi gösteriliyor ve bu ölümler duyurulmuyor. Oysa İSİG Meclisinin kayıt altına aldığı iş cinayetleri raporları acı gerçeği yüzümüze çarpıyor. Son on üç yılda en az 862 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti. Bu sömürü tablosu son iki yılda daha da derinleşti; 2024 yılında 71 çocuk işçi ölürken, 2025 yılında ölen çocuk işçi sayısının 94’e yükselmesi çocuk emeğinin ulaştığı vahim boyutu özetliyor. Binlerce çocuğumuzun yaşadığı yaralanma, uzuv kaybı, ruhsal ve fiziksel gelişime vurulan darbeler ise bu istatistiklerin arkasında görünmüyor bile” dedi.
"FİSA RAPORU: 2026’NIN İLK 5 AYINDA EN AZ 303 ÇOCUK ÖNLENEBİLİR NEDENLERLE YAŞAMINI YİTİRDİ"
Çocukların yaşam hakkının korunmasında iktidarın tamamen yetersiz kaldığını vurgulayan Dr. Akkuş İlgezdi, “FİSA Çocuk Hakları Merkezi’nin 2026 yılının ilk beş ayını kapsayan 'Türkiye'de Çocuğun Yaşam Hakkı İhlalleri' bilgi notu, bizlere ülkemizde çocuk olmanın ne denli zor olduğunu gösteriyor. Rapora göre, sadece 2026’nın ilk beş ayında ülkemizde önlenebilir nedenlerle en az 303 çocuk yaşamını kaybetti. Bu rakam sadece bir istatistik değil; denetlenmeyen ve sömürüye göz yuman bir sistemin doğrudan kurbanı olan, korunamayan evlatlarımızın acı gerçeğidir. Önlenebilir nedenlerle kaybedilen her bir çocuğun sorumluluğu, onları koruyacak sosyal devlet mekanizmalarını kurmayan ve tedbir almayan siyasi iktidarın üzerindedir” ifadelerini kullandı.
MESEM ELİYLE ÇOCUK İŞÇİLİĞİ BİZZAT DEVLET POLİTİKASI HALİNE GETİRİLDİ
Yanlış politikalar sonucunda yaşanan yoksulluğun, çocukları eğitim sisteminin dışına ittiğini belirten Dr. Akkuş İlgezdi, “Uygulanan yanlış ekonomi politikaları sonrası alım gücü düştü ve kentsel yoksulluk yaygınlaşınca yanlış eğitim politikalarının da yönlendirmesiyle çocuk işçiliği kentleşti. Özellikle MESEM’de gördüğümüz üzere bizzat devlet politikalarıyla kitleselleştirilen çocuk işçiliği, artık çocuk işçi ölümlerini kent merkezlerine ve çeperlerine taşıdı. Stajyer ve çırak ücretlerinin İşsizlik Sigortası Fonuna bağlanmasının ardından MESEM’li sayısında kitlesel bir artış yaşandı. Çocuklar eğitim adı altında haftada 5-6 gün ve 10-12 saate kadar, gece 23.00’e kadar bizzat işçi olarak çalıştırılıyor. MESEM patronlar için ücretsiz bir işgücü kaynağıdır. Bu model yalnızca kötü bir eğitim modeli olarak kavranamaz; kamusal kaynaklarla finanse edilen, sermayeye bedava çocuk emeği sağlayan bir mekanizmadır” dedi.
MESLEKİ EĞİTİM ADIYLA İŞÇİLEŞTİRME YAŞI 10’A DÜŞÜRÜLDÜ
Sömürünün yaş sınırının ortaokul düzeyine indirildiğini belirten Dr. Gamze Akkuş İlgezdi, “17 Ocak 2025’te Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikle çocukların meslek ortaokullarına naklinin önü açıldı, yani işçileştirme yaşı 10-11’e düşürüldü. Maddi durumu kötü olan çocuklara sunulan gelecek; OSB’lerde, gıda, metal, kimya gibi sektörlerde ara eleman olmaktır. Uzun çalışma saatleri, ağır ve tehlikeli işler, kimyasal ve fiziksel risklere maruz kalma çocuk işçiliğinin insan bedeninde kalıcı hasarlara neden olan sonuçlarıdır. Çocuk işçiliği, bu anlamda bir halk sağlığı sorunudur. Kamu yararı ve çocuklarımızın geleceği adına bu konunun sonuna kadar takipçisi olacağız” diyerek sözlerini tamamladı.